CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkezi'nde, yaptığı konuşmada, “Ben bir cumhurbaşkanına ne söylenebileceğini ama bir cunta başkanının neden anlayacağın çok iyi bilen birisiyim. Maalesef bu süreçte muhatabım bir cumhurbaşkanı değil, bir cunta başkanıdır. Cunta başkanları, demokrasiden anlamaz cunta başkanları sözden anlamaz, cunta başkanları milletin iradesini sakatlamaya heveslenmiş, demokrasiden nasibini almamışlardır. Demokrasi ile gelip diktatör olmaya çalışanların bütün emarelei  aynen ve fazlasıyla bünyede bulunmaktadır” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkezi'nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, 19 Mart'ta iktidarın darbe girişiminde bulunduğunu, fakat bunun olumsuz sonuçlandığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçen 19 Mart darbesinin, başarısız darbe girişiminin üzerinden tam 15 gün geçti. Şüphesiz darbeler iktidara karşı yapılır. Askerler yapıyorsa askeri darbedir, hükümet yetkilerini elinde bulunanlar darbeye kalkışıyorsa bunun adı ‘sivil darbe’dir. Bu sivil darbeler böyle yapılanları çoğunlukla geldikleri sandıkla gitmek istemeyenler için, demokrasiyi araçsallaştırıp günü geldiğinde demokrasi ile gidecekleri zaman buna direnmek isteyenlerin kalkıştıkları bir darbe türüdür. Maalesef Türkiye’de de böyle bir darbe girişimine tanıklık etmiş durumdayız. Her zaman tankla, tüfekle olmaz ama zihniyet aynı zihniyettir. Milletin kararına saygısızlık... ‘Sen bilemezsin, benim dediğim yönetecek, senin dediğin değil, benim dediğim yönetecek’.

"Millet iftiralara itibar etmiyor"

Bu yaşadığımız darbe, daha önce yaşanan darbe girişimlerinden farklı olarak vatandaşın bir sonraki tercihine yapılmış darbedir, kendi rakibine yapılmış darbedir. Üç kere yarışıp da yenemediğine, ilçeyi de sayarsak dört kez bileğini bükemediğine, bükemediği bileği kırmak üzerine yapılmış bir darbedir, darbe girişimidir. Ekrem İmamoğlu‘nun önünü kesmek için yapıldığı konusunda tam bir mutabakat var. Anketler bu konuda yüzde 70’in üzerinde rakamlar gösteriyor. Bu, muhalefet blokunun çok üzerinde. Türk milletinin ve maalesef TRT’nin yanlı ve yaygın yayınlarına rağmen, dünya kadar yandaş kanalın maalesef merkez medyanın iktidar zoruyla yanlı ve etkileyici yayınlarına rağmen millet bunu Ekrem İmamoğlu’nun önünün kesilmesi için yapıldığına yüzde 70’in üzerinde bir oranda inanıyor, iftiralara da itibar etmiyor.

"Bu darbe, Erdoğan’ın kendi rakibine yaptığı bir darbedir"

Bu darbe, Erdoğan’ın yarışmaktan korktuğu, Türkiye’nin bir sonraki cumhurbaşkanına, kendisinin rakibine yaptığı bir darbedir. Selefi örgütler yapılar ki, sandıktan, demokrasiden nefret ederler, eşitlikten nefret ederler, kadın-erkek eşitliğinden nefret ederler, herkesin oy hakkı olmasından nefret ederler, demokratik kurallardan nefret ederler. Selefi bir rejim hevesine evrilmiş olanların halefine yaptığı darbedir. Selefin halefe yaptığı darbedir, darbe girişimidir ve an itibarıyla da bu darbe başarısızlığa uğramış olsa da darbe mekaniği öncesinde olduğu gibi şu anda da devam etmektedir.

"Bütün amaç, halkın doğru bilgiye erişimini engellemektir"

Maalesef ülke, geçmiş seçimde şimdi işlevsizleştirmeye çalıştıkları sandıktan çıkmış birilerinin o seçimle değil, ama bu yaptıklarıyla meşruiyetlerini kaybettikleri için bir cunta tarafından yönetilmektedir. Cuntanın serpintileri kurumlardadır, bir tanesi RTÜK’ten camdan dışarıya demokrasiye ateş etmektedir, öbür bir tanesi Bilgi Teknolojileri Kurumundan kıtalar arası demokrasiye füze atmaya çalışmaktadır. Bütün amaç, halkın doğru bilgiye erişimini engellemektir. Gazetecileri tutan, götüren de televizyonların kanallarını karartan da parmağını oynatanları hemen soruşturmayla alıp içeride tutan da aynı darbe mekaniğinin işlediğini gösteren, hepimizin birlikte yaşadığı gerçeklerdir.

"İstanbul’u kayyum eliyle ele geçirme çabalarını milletimiz hem sokakta hem sandıkta geri püskürtmüştür"

İçişleri Bakan Yardımcısı Aktaş Erzincan’da sahipsiz hayvanların yaşam alanını inceledi İçişleri Bakan Yardımcısı Aktaş Erzincan’da sahipsiz hayvanların yaşam alanını inceledi

Bu darbe başarısız olmuştur çünkü daha sonradan ele geçirildiği gibi, geçmiş bazı başarısız darbeler de olduğu gibi darbenin başarılı olması durumunda kime ne vazife verileceğine ilişkin listelerde de deşifre olmuştur. Örneğin Adil Karaismailoğlu vakası, yapısı, organizması darbe başarılı olsa İBB başkanlığına getirilecek olan isimdir. O yüzden o kadar hırçın, o kadar saldırgan ve o kadar çirkinleşebilmekte, milli iradeyi böyle doğrudan hedef alabilmekte, suçsuz, günahsız insanlara iftiraları köpürtmek için çırpınmaktadır.

Darbenin üst kademe listesi başarılı olsa neler yapılacağı bellidir. Darbe, yargıdaki aparatı eliyle kimleri hedef aldıysa o listeyi alıp içeri koymuştur, ancak 19 Mart’tan sonra o akşam Saraçhane’de başlayan bir hafta süren gece eylemleri, 1 milyon 200 bin kişiye varan gece mitingleri, Ekrem İmamoğlu‘nun sandıkta oylanacağı ve 1 milyon 750 bin CHP’linin davetli olup yüzde 96’yla katılım gösterdikleri o sandığa davet edilmiş parti üyesi olmayan 14 milyonun üzerinde insanın koşması ve toplam 15,5 milyon oyla Ekrem İmamoğlu‘nun cumhurbaşkanı adayı seçilmesi Türkiye’nin değil,  dünyanın gündemine oturmuş, o darbe girişimi, Saraçhane‘deki gece mitingleri ve 23’ünde yapılan seçimle birlikte 15,5 milyon kişinin sokağa çıkmasıyla, sokakta, meydanda, okulda, partilerin önünde oluşturdukları o inanılmaz kalabalıkla, dar ve bastırılmış Adil Bey’in oy alamadıkları İBB’ye kayyum olarak gitme hayalleri, Tayyip Bey’in yıllardır yönetip de milletin ‘yeter artık, israf edenler değil, hizmet edenler gelsin’ dediği ‘yeter artık biraz da benim sesim duyulsun’ dediği ve bütün hazımsızlığına rağmen ilk kaptırdığında YSK‘dan seçimi iptal ettirdiği, 806 bin fark yediği, bu sefer 1 milyonun üzerinde fark yediği İstanbul’u başka gayretlerle kayyum eliyle ele geçirme çabalarını milletimiz hem sokakta hem sandıkta geri püskürtmüştür.

"Artık bu darbe bir başarısız darbe girişimidir"

Devamında, bu adaylığın millete ilanı için iki gün içinde karar vererek yaptığımız çağrıyla Maltepe mitingi yapılamasın diye, İstanbul boşaltsın diye iki gün hafta içine denk gelen bayram tatili dokuz güne çıkarılmış, İstanbul boşalıyor, psikolojisi her yere yayılmış ama Maltepe tarihinin en kalabalık mitingi de o meydanda yapılmıştır. Bu yüzden artık bu darbe bir başarısız darbe girişimidir. Sonuçları bakımından ancak mağdurları hapiste, failler maalesef bir cunta olarak gayrimeşru bir şekilde yönetimdedir.

Ben genel başkan olduğum günden itibaren, kullandığım özenli dille 31 Mart seçimlerinde kazandığımız büyük başarıya rağmen, TRT’ye bile sadece ekranlarında birinci parti olmanın sürprizini yaparak, rakipleri üzecek sevinç gösterilerini dahi yasaklayarak, havai fişek attırmayacak, kornalara bastırmayarak, kimsenin uykusundan ettirmeyeyerek ve devamında da mertçe rekabet ama elbette nezaket diye ilerlediğiz süreçte, maalesef yıllarca şehit cenazesinde muhalefet liderlerinin elini sıkmaya, şehit cenazesinde bir eli tabutta, bir elinde mikrofon, siyaset yapan ve siyasette gerginliği marifete çeviren, bugün en iyi ilişki içinde olduğu Sayın Bahçeli’ye etmediği hakaret kalmayan, tazminat davaları havada uçuşan birisine yine sorumlulukla ve nezaketle yaklaşmış ama bu arada dört teğmen bile bu kutuplaştırıcı iklime kendisi tarafından kurban edilmiştir.

Ben bir cumhurbaşkanına ne söylenebileceğini ama bir cunta başkanının neden anlayacağını çok iyi bilen birisiyim. Maalesef bu süreçte muhatabım bir cumhurbaşkanı değil, bir cunta başkanıdır. Cunta başkanları, demokrasiden anlamaz, cunta başkanları sözden anlamaz, cunta başkanları milletin iradesini sakatlamaya heveslenmiş, demokrasiden nasibini almamışlardır. Demokrasi ile gelip diktatör olmaya çalışanların bütün emareleri aynen ve fazlasıyla bünyede bulunmaktadır."

Kaynak: ANKA