Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in ev sahipliğinde Semerkant'taki bir kongre merkezinde düzenlenen toplantıya, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhammedov, AB Konseyi Başkanı Antonio Kosta ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB'ye bağlı uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey yöneticileri katıldı.
Etkinliğin açılışında konuşan Mirziyoyev, yüzyıllar boyunca Büyük İpek Yolu güzergahının kavşağında bulunan, Doğu ile Batı arasında önemli diyalog, medeniyet, diplomasi, ticaret ve kültürel alışverişin merkezi olan Semerkant'ta yapılmakta olan bu toplantının dinamik ve öngörülemez küresel süreçlerin yaşandığı ortamda gerçekleştiğini söyledi.
Mirziyoyev, şu ifadeleri kullandı:
"Günümüzde jeopolitik gerginliklerin, güvenlik zorluklarının, büyük bölgesel çatışmaların ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik sosyal ve ekonomik tehditlerin arttığına tanık oluyoruz. Hiçbir bölgenin, geniş çaplı uluslararası işbirliği olmaksızın bu kadar karmaşık sorunları bağımsız olarak çözme kapasitesine sahip olmadığı açıktır. Bu bağlamda Orta Asya ile Avrupa Birliğinin geleneksel ortaklar olduğunu ve daha yakın işbirliğine olan talebin giderek arttığını vurgulamak isterim. Biz de Avrupa tarafı gibi uluslararası hukukun ilke ve normlarına bağlılığımızı ifade ediyoruz."
Ukrayna için başlatılan çözüm sürecini desteklediklerini kaydeden Mirziyoyev, "Ukrayna etrafındaki durumun barışçıl şekilde çözülmesi için müzakere sürecinin başlatılmasını memnuniyetle karşılıyor ve tam destekliyoruz. Çok karmaşık ve zor konuların çözülmesi gerektiğinin farkındayız ancak yürütülen diplomatik çabaların ve siyasi çözümün dışında başka alternatif görmüyoruz." şeklinde konuştu.
"Bu toplantı, çok yönlü ilişkilerin geliştirilmesinde yeni aşamanın başlangıç noktası olacak"
Orta Asya ülkeleri arasında 7-8 yıl önceye kadar sınır da dahil bir dizi sorunun bulunduğunu anımsatan Mirziyoyev, son yıllarda bölge ülkeleri yöneticilerinin ortak iradesiyle bölge ülkeleri arasında karşılıklı güvene dayalı iyi komşuluk, işbirliği ve dayanışmanın geliştiğini vurguladı.
Mirziyoyev, bölgenin güvenlik ve refahının sağlanması için tüm paydaşlarla karşılıklı menfaatlere dayalı işbirliğinin önemine işaret ederek, bu çerçevede bölge ülkeleri arasında yakın dönemde Orta Asya ortak vizesi projesini hayata geçireceklerini, ayrıca eylülde Taşkent'te Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Konseyi 7. Toplantısı'nı gerçekleştireceklerini aktardı.
Son yıllarda AB ile Orta Asya ülkeleri arasındaki işbirliğinin belirgin ölçüde geliştiğini ve Orta Asya ülkelerinin Avrupa Birliği ile ticaretin son 7 yılda birkaç kat artarak 54 milyar avroya ulaştığını belirten Mirziyoyev, "Bu toplantının, çok yönlü ilişkilerin geliştirilmesinde yeni aşamanın başlangıç noktası olması gerektiğine inanıyoruz." dedi.
Mirziyoyev, zirvenin sonunda Orta Asya ile Avrupa Birliği arasında stratejik ortaklık kurulması yönünde tarihi kararlar alınacağını söyledi.
Stratejik ortaklıkların içeriğinin somut çözüm, proje ve programlarla doldurulması gerektiğini aktaran Mirziyoyev, bu bağlamda iki bölge arasında ortaklık ve işbirliğine ilişkin kapsamlı anlaşmanın da imzalanmasını önerdi.
Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, ayrıca Taşkent'te Avrupa Yatırım Bankası Orta Asya Bölge Ofisinin açılıyor olmasının AB'nin Orta Asya ülkelerine doğrudan yatırımlarının akışını canlandıracağını dile getirdi.
Mirziyoyev, iki bölge arasındaki parlamentolar arası ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Orta Asya-AB Parlamentolar Forumunun oluşturulmasını ve ilk toplantısının sonbaharda Özbekistan'da düzenlenmesini teklif ederken, bu yıl ayrıca Semerkant'ta UNESCO Genel Konferansı, Buhara'da da Birinci AB-Orta Asya Turizm Forumunun gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi.
"Orta Asya ve Avrupa arasında yeni bir stratejik ortaklık kuruyoruz"
Von der Leyen, AB-Orta Asya zirvesinde konuştu.
AB'nin Orta Asya ülkeleriyle uzun süreli ilişkilerde yeni bir sayfa açmak istediğini belirten von der Leyen, "Bugün bir dönüm noktasındayız. Ortaya çıkan yeni küresel engeller yatırımları yeniden yönlendiriliyor veya kesiyor. Dünya çapındaki güçler yeni etki alanları oluşturuyor." dedi.
Von der Leyen, Orta Asya'nın stratejik konumunun küresel ticaret yollarını ve yatırım akışlarını açabileceğini belirterek, yeni yatırımların ekonomileri güçlendireceğini ve yeni dostluklar kuracağını vurguladı.
"Biz Avrupalılar, 1000 yıllık tarihinizin bu yeni bölümünde sizle ortak olmak istiyoruz. Bu yüzden bugün Orta Asya ve Avrupa arasında yeni bir stratejik ortaklık kuruyoruz." diyen von der Leyen, yeni ortaklığın, iki bölge arasında daha derin bağlantılar kuracağını, yeni iş birliği fırsatlarına yol açacağını, enerji sektörü, güvenlik, dijitalleşme ve turizme katkı sunacağını ve insanları bir araya getireceğini belirtti.
Von der Leyen, yeni işbirliği yolları keşfetmek istediklerine dikkati çekerek, AB'nin Küresel Geçit yatırım programı gündeminin bu bölgeye çok fazla odaklandığını anımsattı.
AB'nin geçen yıl Orta Koridor olarak da bilinen Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru'na 10 milyar avro taahhüt ettiğini hatırlatan von der Leyen, 2025'te Özbekistan'da koridor için özel finansman sağlayacak ve ilerlemeyi değerlendirmeye olanak tanıyacak yeni bir yatırımcı forumu düzenleneceğini söyledi.
Von der Leyen, altyapının her şey olmadığını, Orta Asya ve Güney Kafkasya ülkeleri arasında sorunsuz sınır geçişlerinin de Karadeniz'e ulaşmak için şart olduğunu anımsatarak, 30 yılın ardından Ermenistan'ın Türkiye ve Azerbaycan ile sınırlarının açılmasının oyunun kurallarını değiştirebileceğini ve Avrupa ile Orta Asya'yı daha önce hiç olmadığı kadar yakınlaştırabileceğini belirtti.
AB ile Orta Asya ülkelerinin kritik ham maddeler konusunda daha fazla işbirliği yapacağının altını çizen von der Leyen, "Ülkeleriniz muazzam kaynaklara sahip. Bölge, küresel manganez rezervlerinin yüzde 40'ına, ayrıca lityum, grafit ve daha fazlasına sahip. Bu ham maddeler gelecekteki küresel ekonominin can damarıdır. Ancak aynı zamanda küresel oyuncular için çok çekicidir. Bazıları yalnızca çıkarmak ve kullanmakla ilgilenir. Avrupa'nın teklifi farklıdır. Yerel endüstrilerinizi geliştirmekte ortağınız olmak istiyoruz. Katma değer yerel olmalıdır." diye konuştu.
Von der Leyen, "Birlikte, madencilikten rafineriye, yeni araştırma laboratuvarları açmaktan yerel işçileri eğitmeye kadar ham madde değer zinciri boyunca yerel endüstriler inşa edebiliriz. Uzun vadeli bir ortaklık kurmak istiyoruz." diye konuştu.
AB ve Orta Asya'nın ulaşım koridoru, ham maddeler, temiz enerji ve dijital bağlantı gibi öncelik alanlarında başarabileceği çok şey olduğunu ifade eden von der Leyen, "İlerlemeyi hızlandırmak için bugün 12 milyar avro değerinde bir Küresel Geçit yatırım paketi duyurmaktan gurur duyuyorum. Buna AB ve üye ülkelerin yatırımlarını bir araya getiren Avrupa yaklaşımı diyoruz. Böylece, Orta Asya'da yeni bir projeler başlatılacak." değerlendirmesinde bulundu.
AB, ticaretten enerjiye birçok alanda Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan'la ilişkileri ilerletmeyi hedefliyor.
"Ülkemiz, Avrupa Birliği'nin tüm petrol ithalatının yüzde 13'ünü karşılamaktadır"
Kasım Cömert Tokayev, hızla değişen jeopolitik şartlar bağlamında bölgeler arası ortaklığı genişletmenin stratejik öneme sahip olduğuna işaret ederek, Orta Asya ile AB arasında uzun vadeli etkileşimi nasıl değerlendirdiğini anlattı.
Öncelikle ticari ve ekonomik bağların güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Tokayev, bu kapsamda Kazakistan'ın AB'ye ihracatını 2 milyar dolar artırmaya hazır olduğunu söyledi.
Ülkesi ile AB arasındaki etkileşimin diğer önemli alanını enerji sektöründeki işbirliğinin oluşturduğunun altını çizen Tokayev, "Kazakistan, Avrupa'nın güvenilir hidrokarbon tedarikçisi olmaya devam ediyor. Ülkemiz, Avrupa Birliği'nin tüm petrol ithalatının yüzde 13'ünü karşılamaktadır." diye konuştu.
Tokayev, Avrupa'ya ihraç edilen Kazak petrolünün büyük kısmının Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) üzerinden taşındığını ancak aynı zamanda ham maddelerin sevkiyatı için alternatif yollar geliştirdiklerini ifade etti.
Kazakistan'ın yenilenebilir enerji ve temiz yakıt sektöründe de bazı projeleri hayata geçirdiğini anlatan Tokayev, "Kazakistan, Özbekistan ve Azerbaycan ile birlikte, Hazar Denizi üzerinden Avrupa pazarlarına çıkışı sağlayacak 'yeşil enerji' hattının inşası için çalışmalara başlıyor." dedi.
Tokayev, nadir toprak elementleri alanındaki işbirliğinin de bölgeler arası etkileşim açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, "Kazakistan, AB ekonomisi için ihtiyaç duyulan 24 kritik ham maddeden 19'unu üretiyor." ifadesini kullandı.
Nadir toprak elementleriyle ilgili bölgesel araştırma merkezi kurulması önerisi
Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, AB'ye bu bağlamda başkent Astana'da işletmeler ve yatırımcılar için bilgi kaynağı sağlayacak nadir toprak elementleriyle ilgili bölgesel araştırma merkezi kurulmasını önerdi.
Tokayev, Orta Asya'nın Doğu ile Batı arasında verimli tedarik zinciri sağlayan müreffeh geçiş güzergahı haline gelebileceğini belirterek, bu güzergahlardan biri olan Hazar Denizi geçişli Trans Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru üzerinden 2024'te taşınan yük hacminin yüzde 62 artarak 4,5 milyon tona ulaştığını anlattı.
Uluslararası güvenliğin ve istikrarın sürdürülebilir kalkınmada kilit faktör olduğuna dikkati çeken Tokayev, Kazakistan'ın AB dahil ilgili tüm devlet ve kuruluşlarla dengeli dış politikaya sıkı sıkıya bağlı olduğunu vurguladı.
Tokayev, küresel istikrarsızlığın arttığı bu dönemde itidalli davranmanın önemine işaret ederek, 80'inci kuruluş yıl dönümünde Birleşmiş Milletlerin (BM) kabul görmüş tüm ilkelerine uyma ve Genel Sekreter Antonio Guterres'in faaliyetlerini destekleme çağrısı yaptı.
Bu bağlamda Ukrayna konusundaki müzakere sürecini desteklediklerini belirten Tokayev, ayrıca Orta Asyalı mevkidaşlarına ve Avrupalı ortaklarına BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Bölgesel Merkezi'nin Almatı'da kurulmasına yönelik girişimlerine verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.
"Avrupalı iş dünyasını, hidroelektrik santral inşaat projelerine katılmaya davet ediyoruz"
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Kırgızistan'ın stratejik coğrafi konumu ve büyüyen transit potansiyelinin ticaret ve yatırım için geniş ufuklar açtığını belirtti.
"Avrupalı iş dünyasını ve ortaklarımızı, Kırgızistan'da yürütülen büyük ölçekli hidroelektrik santral inşaat projelerine katılmaya davet ediyoruz." diyen Caparov, Kazakistan ve Özbekistan ile birlikte Kırgızistan'da yıllık üretimi tahmini 5,6 milyar kWh (kilovatsaat) olacak Kambar-Ata hidro elektrik santralinin (HES-1) inşaatına başladıkları bilgisini paylaştı.
Caparov, Kırgızistan'ın yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği teknolojileri alanında AB ile işbirliğini genişletmek istediğini kaydederek, AB'nin Orta Asya'da sürdürülebilir ulaşım bağlantısının geliştirilmesine 10 milyar avro yatırım yapma girişimini memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
Kırgızistan'ın, önemli miktarda nadir ve değerli metal rezervlerine sahip olduğunu vurgulayan Caparov, "Bu yönde AB ile Kazakistan ve Özbekistan arasında daha önce yapılmış olana benzer şekilde işbirliği istiyoruz." ifadesini kullandı.
Caparov, Kırgızistan'ın tüm alanlarda AB ile ortaklığını derinleştirmeye kararlı olduğunu ve güven duyduğunun altını çizerek, bugünkü toplantı sonucunda Orta Asya ile AB arasındaki ilişkilere ek ivme kazandıracak yeni somut anlaşmaların ortaya çıkacağını umut ettiğini anlattı.
"Tacikistan, Avrupa'daki şirketlerin yatırımlarını çekmek ve deneyimlerinden yararlanmak istiyor"
Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Tacikistan dış politikasının önceliklerinden birinin hem ikili hem de çok taraflı düzeyde AB ile ilişkilerin ilerici biçimde geliştirilmesi olduğunu ve "Orta Asya ile Avrupa Birliği Arasındaki İlişkilerin Derinleştirilmesine Yönelik Yol Haritası"nın bölgeler arası işbirliğinin ve birbirine bağlılığın genişletilmesini düzenleyen önemli bir belge haline geldiği vurguladı.
Ülkesinin yatırım imkanları, doğal kaynakları, sanayi, enerji ve tarım sektörlerinin potansiyeline değinen Rahman, "Tacikistan, bu sektörlerde Avrupa'daki şirketlerin yatırımlarını çekmek, yeni teknolojileri ve deneyimlerinden yararlanmak istiyor." dedi.
Rahman, bu çerçevede enerji, tarım, sanayi, ulaştırma ve iletişim altyapısı alanlarındaki projelerin finansmanında Avrupa şirketlerinin katılımının önemli olduğunu ve Tacik üreticilerin ürünlerinin Avrupa pazarlarına ulaştırılmasını hedeflediklerini kaydetti.
Rahman, artan elektrik talebi göz önünde bulundurulduğunda enerji geliştirme konusunun önem kazandığını ve bu bağlamda bölgede gelecek vaat eden alanlardan birinin de yenilenebilir enerji alanındaki işbirliği olduğunu belirterek, "Tacikistan için enerji sektörü, özellikle hidroelektrik enerjiyi de kapsayan yenilenebilir enerji kaynakları, sadece ulusal sosyoekonomik ihtiyaçları karşılamak için değil, aynı zamanda bölgesel işbirliğinin daha da geliştirilmesi için de önemlidir." dedi.
Ayrıca Rahman, Avrupalı ortaklarını, ülkesindeki yeşil ekonomi ve enerjinin örneği olan hidroelektrik tesislerinin inşası ve modernizasyonu için yatırım yapmaya çağırdı.
Tacikistan'ın 2030 yılına kadar ülkedeki toplam elektrik üretim hacminin yüzde 10'unu güneş ve rüzgar enerjisinden elde etmeyi planladığını aktaran Rahman, "Yeşil Ekonominin Geliştirilmesi Stratejisi"ne göre 2032'de ülkedeki elektrik üretiminin tamamının yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesini ve 2037 yılına kadar Tacikistan'ın "yeşil enerji ülkesi" haline getirilmesini amaçladıklarını vurguladı.
Rahman, Tacikistan'ın buzulların korunması da dahil küresel sorunlara yönelik girişimlerini hatırlatarak, bu konudaki ilk üst düzey uluslararası konferansın bu yılın mayıs ayında Duşanbe'de düzenlenmesinin planlandığını aktardı.
Bölgeler arası ilişkilerin sürdürülebilir gelişiminin önemli faktörlerinden olan ulaştırma ve iletişim alanındaki işbirliğinin önemine değinen Rahman, bu çerçevede özel sektörü geliştirmek için işbirliğinin genişletilmesi, istihdam oluşturulması için yatırım yapılması, yüksek vasıflı uzmanların yetiştirilmesi, kültürel ve insani ilişkilerin genişletilmesinin önemli olduğunu belirtti.
Rahman, ayrıca ülkesinde Avrupa üniversitelerinin şubelerinin açılması, Avrupa üniversitelerinde bölge ülkeleri için ayrılan kontenjanların artırılmasından yana olduklarını ve bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde turizmin önemli bir işbirliği unsuru olduğunu sözlerine ekledi.
Muhabir: Bahtiyar Abdülkerimov,Ata Ufuk Şeker,Meiramgul Kussainova,Nazir Aliyev Tayfur