ANASAYFA KÜNYE REKLAM İNSAN KAYNAKLARI İLETİŞİM
Üye Girişi Üye Ol Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle  
Haber Ara    
   GÜNDEM  |  SANAT  |  KULİS  |  GÜNCEL  |  GÜNDEM  |  SİYASET  |  ASAYİŞ  |  EKONOMİ  |  SPOR  |  SAĞLIK  |  KÜLTÜR SANAT  |  DÜNYA  |  MAGAZİN  |  TÜRKİYE  |     RESİM GALERİSİ  |    VİDEOLAR  |    KÖŞE YAZILARI
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Tacettin ELMAS

ULUSALCILIK, MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNE…

20 Şubat 2018 Salı   |   211 kişi okudu




Bu haberi paylaş

ULUSALCILIK, MİLLİYETÇİLİK  ÜZERİNE…

İlk başta, yanlış anlamda yorumlanmaması için bunun ne anlama geldiğine bakalım.

Türk dil kurumu sözlüğünde Ulusalcılık ile milliyetçilik aynı anlamda kullanılır.

Anlamına gelince. Aynı topraklar üzerinde yaşıyan, aralarında dil, duygu,ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğuna millet yani ulus denir.

Yani kısaca bir toplumda Dil, toprak, kültür, tarih birliği  var ise o toplum bir millet ya da ulus olma özelliğini taşıyor demektir. Bazı kesimler din ve inanç tanımını ekliyor iseler de bunun üzerin de genel bir uzlaşı olmadığı için bunu konumuzun dışında tutalım.

Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulduğu zaman bu tanım hem teorik, hem pratik olarak birbirini tamamlayan doğru bir tanımdı. Yani hem sözde hem gerçekte doğruydu.Yani toplumun o zamanki hem ekonomik, hem siyasi hedefinde bu millet olma ulus olarak tanınma hedefi vardı.

Tam olarak başarıldımı? Hayır. Ama kabul etmek gerekir ki bu konuda çok önemli bir mücadele verildi.

Şimdi geçmişten günümüze gelelim. Bakalım ne kadar Ulus ne kadar millet olmuşuz. Ya da kalmışız.

Her ne kadar teorik olarak ilk başta doğru olarak kabul edilen her olay ve onun etrafında şekillenen düşünce(ideoloji) gerçek anlamda doğruluğunu günlük hayatta yaşadıkları ile düşünceleri örtüşür, birbirini tamamlar ise doğruluğu ispata gerek kalmaksızın sabitlenir. Toplumsal siyaset biliminin çıkış noktası da budur.

Bundan hareketle hiç kimsenin etki ve yönlendirmesi, etkisi altın da kalmadan her kişi bizzat kendi günlük yaşamına bakarak buna karar verebilir.

Bir örnekle konuyu biraz daha basitleştirip anlaşılır hale getirelim.

Sıradan bir esnaf arkadaş ticaretini yaparak para kazanıp geçimini sağlamaya çalıştığı ürünlerin kaçta kaçının yerli ve milli olduğuna bakarak.

Bir çiftçi tarlasını sürdüğü traktörün. Kullandığı tarım ilaçlarının.

Bir doktor hastalarını iyileştirmek için kullandığı malzemelerin, cihazların.

Ha keza buna paralel bir eczacı sattığı ilaçların.

Bir oto tamircisi tamir ettiği bir aracın parçalarının.

Bir öğretmen ya da öğrencinin kullandığı bilgisayar ya da yazılım makinalarının.

Bir ev hanımının kullandığı temizlik makinalarının.

Hemen he men küçüklü büyüklü herkesin vazgeçemeden, adeta hayatının bir parçası olan cep telefonlarının.

Her çeşit ve markadan otomobil, kamyon, otobüs, iş  makinalarının.

Özellikle her fırsatta siyasetçilerin halkı oyalamak için ustaca kullandıkları yabancı düşmanlardan korumak için ülkenin toprak bütünlüğünü, üniter devleti, vatan ve millet için…. 

Hava da ve kara da kullanılan uçak, tank, top, tüfek. İster sivil ister askeri olarak kullanılan ne varsa araç ve gerecin…

Küçüklü büyüklü spor takımların da top koşturan futbolcu ya da basketçinin..

Giydiğimiz giysileri dokuyup kumaş haline getiren makinaların.

Dünyayı giderek küçültüp herkesin ceplerine koyup onların yaşamını daha kolaylaştıran iletişim teknolojisinin…

Yani insan hayatına her alanda girip ona egemen olan. Ve her geçen gün insan hayatında vazgeçilmez olan araç, gereç olarak gözümüze takılan ne varsa.

Hele en önemlisi ve tüm bunların ana damarları olan ve her dönem karlarına kar katan BANKALAR’ın kaçta kaçı yerli ve milli.

Ve şu anda  tarım yapılanTürkiye topraklarının, İçinde oturduğumuz neredeyse tüm konutların, iş yerlerinin tamamı bu bankalarda kullandırılan kredilerden dolayı tamamı ipotekli.

Hiç unutmam, petrol işletmeciliği yapan ve iyi bir milliyetçi olan bir arkadaş bir ara yine siyaseten konuşurken milliyetçiliğin yeniden canlandığını söyleyince.

Dedim ki “İşlettiğin bu petrol şirketinin ismi ne?

Lukoil.

Kimin.

Rus ların.

Bindiğin  araba.Toyota Japon.

İçtiğin sigara MARLBORO Amerikan.

Cep telefonun.Samsung Kore.

Tarlayı sürdüğün taraktör.Nevholland İtalyan.

Parayı yatırdığın, kredi kullandığın banka Ziraat.Onun kredi kullandığı ülke ya da devletler,ABD,AB  en son 600 milyon dolar Çin bankalarında kullandı.Unutma bu krediyi bulduğu için birde övünüyordu.Büyük bir başarı elde etmiş diye.

İsimler Türkçe,Kürtçe,Arapça Lazca olabilir.

Ama gerçekte yaşanan da bu.

Şimdi oturup şu milliyetçilik tanımını yeniden gözden geçirip yeni bir anlam ve yorum getirmek  ya da başka şekilde dünya insanlığına adapte etmek gerekmez mi?

Toplum her yönü ile büyük bir değişim yaşıyor.

Her görüş ve düşünce de olan insanlar günlük konuşmalarında kendi aralarında boşuna “artık eski gelenek ve görenekler kalmadı. İnsanlar da saygı kalmadı.Ne bayramların ne dostluğun tadı kaldı.”

Bu haberi paylaş


15 Ağustos 2016 Pazartesi
23 Mayıs 2016 Pazartesi
26 Nisan 2016 Salı
18 Nisan 2016 Pazartesi
17 Mart 2016 Perşembe
09 Mart 2016 Çarşamba
15 Şubat 2016 Pazartesi
09 Şubat 2016 Salı
02 Şubat 2016 Salı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Güneş Tv Medya
 
 
 
Güneş Tv Yayın Akışı
   
 
Copyright © 2004 - 2018  gunestv.com
Malatya Güneş Medya Grup - Güneş Tv - Gerçek Gazetesi