ANASAYFA KÜNYE REKLAM İNSAN KAYNAKLARI İLETİŞİM
Üye Girişi Üye Ol Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle  
Haber Ara    
   GÜNDEM  |  SANAT  |  KULİS  |  GÜNCEL  |  GÜNDEM  |  SİYASET  |  ASAYİŞ  |  EKONOMİ  |  SPOR  |  SAĞLIK  |  KÜLTÜR SANAT  |  DÜNYA  |  MAGAZİN  |  TÜRKİYE  |     RESİM GALERİSİ  |    VİDEOLAR  |    KÖŞE YAZILARI
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
ALİ HAYDAR KOYUN

Özür Dilemek Erdemliktir

13 Eylül 2017 Çarşamba   |   159 kişi okudu




Bu haberi paylaş

Özür Dilemek Erdemliktir

Gün olmasın ki engelliler, düşünceden yoksun, insanlıktan nasibini almamış, kendini bilmez ve kişiliği bozuk kişi ya da kişiler tarafından aşağılanarak, hor görülerek, hakarete ve ayrımcılığa maruz kalmasın.

Engellileri aşağılayan, hor gören, hakaret eden ve ayrımcı bir tutum, davranış ve söz söyleyerek ötekileştiren kişi ya da kişiler arasında siyasetçisinden, hukukçusuna kadar, idarecisinden sanatçısına kadar hemen hemen her meslekten, her gruptan ve her cinsiyetten kişiyi görmek mümkündür.

Sürekli karşılaştığımız için artık neredeyse rutinleşen bu olaylardan kamuoyunun da dikkatini çeken yakın sürede yaşadıklarımızdan birincisi şöyle gelişmişti.

AK Parti MKYK üyesi olan, eski Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu geçtiğimiz haftalarda sosyal medya takipçilerinin Ramazan Bayramı'nı kutlamak amacıyla yazdığı paylaşımda büyük bir gafa imza attı.

Anayasa Profesörü Burhan Kuzu bayram günü sabah saatlerinde Twitter'dan takipçilerinin Ramazan Bayramı’nı kutlamanın yanı sıra sosyal medyada kendisine yöneltilen eleştirilere cevap vermek isterken tam anlamıyla kaş yapayım derken göz çıkardı.

Engellilerin de büyük tepkisini çeken Burhan Kuzu paylaştığı twitter mesajlarında, “Sosyal Medyada dolaşan iflah olmaz zihinsel engelliler dışanda kalan tüm engellilerimizin, bayramını kutlar yakınlarına sabır niyaz ederim.” dedi.

Kendisini eleştiren sosyal medya kullanıcılarını attığı mesajda ‘iflah olmaz zihinsel engelliler’ diyerek rencide etmek isteyen Kuzu, bu mesajıyla engellilerin tepkisini çekeceğini hesaba katmamışa benziyor.

Bu olaylardan ikincisi ise şu şekilde yaşanmıştı.

Geçen yıl Survivor Yarışmasına katılan Çılgın Sedat lakaplı ya da gerçek adıyla Sedat Kapurtu adlı şarkıcının 14 yaşındaki spastik engelli oğlu Siraç hakkında ‘aysegulyuksel9276’ adlı kullanıcı Twitter’deki sosyal medya sayfasında çok ağır aşağılama ve hakaret içeren sözler paylaştı.

Şarkıcı olan Çılgın Sedat'ın spastik engelli oğlu Siraç hakkında iğrenç sözler yazan ‘aysegulyuksel9276’ kullanıcı adlı takipçisi 3 Temmuz’da paylaştığı twitlerinde “spastik özürlü oğlun var aynı hayvana benziyor, sen onu nasıl Doğurdun aynı hayvana benziyor… bir hayvanat bahçesinde nerede kurtulunur Hiç olmazsa rahatlarsın, gezmesini biliyorsun bir onu Hayvanat Bahçesi’ni vermesin bilmiyorsun spastik özürlü hayvan oğlun… Tam bir hayvana benziyor tam bir hayvan nasıl evde besliyorsunuz insan olsa sevilmez…” diye hakaret dolu mesaj yazmasıyla okuyanlar dehşete düştü.

Takipçisi ‘aysegulyuksel9276’nın çirkin sözlerini ifşa eden şarkıcı Çılgın Sedat, “Bir insan bunu yazar mı be? Vicdansız şerefini yitirmiş! Sen adamsan ya da kadınsan yüreğin var ise karşımda söyleyeceksin bunu ama yargı var. Ben de Siraç’ıma şeref namus sözü veriyorum. Seni buldurup da adalet önünde hesabını sordurmazsam adam değilim” sözleriyle öfkesini dile getirdi.

Çılgın Sedat’ın spastik engelli oğlu Siraç hakkında ‘aysegulyuksel9276’ adlı kullanıcı tarafından yapılan hakaret içerikli paylaşımı kendi sosyal medya hesabından duyurmasıyla yorumu yazan kişiye büyük bir tepki oluştu. Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı yazdıkları tepki dolu sözlerle sanatçıya destek oldu.

Medya organlarında yakından takip ettiğim bu iki olayda bana geçmiş yıllarda ilimizdeki bir milletvekili ile basın mensubu arasında geçen olayı hatırlattı. Milletvekili ile basın mensubu arasında bir soru nedeniyle tartışma yaşanmış ve milletvekili basın mensubu hakkında “Soruyu soran zihinsel özürlüdür” diye açıklamalarda bulunmuştu.

Milletvekilinin söylediği bu sözler üzerine o tarihte TSD Malatya Şubesi Başkanı olmam nedeniyle açıklama yaparak kınamıştım. Yaptığım açıklamada “Milletvekili bu sözleri ile basın mensubunu aşağılamak mı istedi, onu küçük gördüğünü mü kastetmek istedi, ona hakaret mi etmek istedi, onu hakir mi gördüğünü söylemek istedi yoksa basit, işe yaramaz bir insan olarak gördüğünü mü söylemek istedi bilemeyiz. Tek bildiğimiz hangi niyetle söylerse söylesin zihinsel engellilerin adını aşağılamak için, küçük görmek için, hakaret etmek için, hakir görmek için veya basit ve işe yaramaz görmek için kullanamayacağıdır. Bizler işitme, görme, zihinsel ve ortopedik engelli olabiliriz ama unutulmasın ki bizler duygu ve düşüncede, fikirde, üretmede ve yürekte kusurlu ve defolu değiliz. Bizler engelli de olsak başkaları gibi insani duygularımızı henüz yitirmedik. İdareci konumunda, yönetici konumunda ve kamuoyu ile medyanın önünde olan insanların kullandığı sözleri sarf etmeden önce iki defa düşünmeleri ve sözlerin anlamını bilerek kullanmaları gerekmektedir.” demiştim.

Sözün özü olarak, insanlar tartıştığı, beğenmediği, kavga ettiği kişileri aşağılamak ve küçümsemek amacıyla hakaret etmek isterken görme, işitme, bedensel ve zihinsel engelliliği kullanmak zorunda mı? Düşünce yapımıza, fikirlerimize, görüşlerimize uymayan beğenilmeyen ve istenilmeyen olaylarla karşılaşınca engelliliğin üzerinden mi karşılık vermemiz gerekiyor? Karşımızdaki kişi/ler hata yapmış olabilirler, bizlerin yapması gereken hataya hatayla cevap vermek olmamalıdır. Bunu yapacak olursak hata yapan kişi/ler/den ne farkımız kalır ki.

Yeri geldiğinde engellilerimizi çok seven bir toplum olduğumuzu belirtiriz… O kadar çok seviyoruz ki onları hakaretlerimize, aşağılamalarımıza, hor görmelerimize, küfür etmelerimize dahi alet edebiliyoruz… Demek ki hem severiz diyoruz hem de her haltımıza alet ederiz diyoruz.

Bir insanın eğitimi, tahsili, kültür yapısı, yaşadığı yer, cinsiyeti ne olursa olsun bilinçaltında ne yatıyorsa dışa vurumu da o yönde olur. Yazdığım bu örneklerde de görülmektedir. Hiç kimse bu sözlerin yanlışlıkla söylendiğini, gaf yapıldığını, pot kırıldığını ileri süremez. Eğer bunlardan biri doğru olmuş olsaydı çıkar özür dilerlerdi. İster siyasetçi, ister idareci, isterse de herhangi bir kişi olsun her insan hata yapabilir. Ancak önemli olan yapılan hatayı fark eder etmez hatadan dolayı özür dilenmesidir. Bildiğiniz gibi özür dilemek de bir erdemliktir. Ancak özür dilemek için erdemli insan olmak gerekiyor. Bu güne kadar ne bu olaylardan sonra ne de bunlardan önce yaşanan benzer olaylardan sonra birinin özür dilediğini görmedim ve de duymadım…

Bu haberi paylaş


27 Eylül 2017 Çarşamba
13 Eylül 2017 Çarşamba
06 Eylül 2017 Çarşamba
17 Ağustos 2017 Perşembe
20 Nisan 2017 Perşembe
14 Nisan 2017 Cuma
05 Nisan 2017 Çarşamba
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Güneş Tv Medya
 
 
 
Güneş Tv Yayın Akışı
   
 
Copyright © 2004 - 2017  gunestv.com
Malatya Güneş Medya Grup - Güneş Tv - Gerçek Gazetesi