ANASAYFA KÜNYE REKLAM İNSAN KAYNAKLARI İLETİŞİM
Üye Girişi Üye Ol Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle  
Haber Ara    
   GÜNDEM  |  SANAT  |  KULİS  |  GÜNCEL  |  GÜNDEM  |  SİYASET  |  ASAYİŞ  |  EKONOMİ  |  SPOR  |  SAĞLIK  |  KÜLTÜR SANAT  |  DÜNYA  |  MAGAZİN  |  TÜRKİYE  |     RESİM GALERİSİ  |    VİDEOLAR  |    KÖŞE YAZILARI
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Hasan Çelik

Siz Hiç ‟İnsanıˮ Okudunuz mu?

03 Aralık 2016 Cumartesi   |   484 kişi okudu




Bu haberi paylaş

Siz Hiç İnsanıˮ Okudunuz mu?

“Bir uygarlık” demişti Aime Cesaire; “Kafasından değil, önce kalbinden çürür!” Ve cümlenin devamında Prof. Dr. Kemal Sayar hoca “organize riyakârlıktan” bahseder.  Silahları satanları, almamış gibi yapanları ve kendi dışında ki toplumları "özgürlük düşleriyle" kandırmaların hepsi işte bu “organize riyakârlığın” kurgularıydı... Çağ'ın kuşatmaları artık hudutlarla değil fikirlerle meşguldür! Kendi aklını  ve ülkesinin sahip olduğu insan sermayesini tartamayan toplumlar, düşleri olmayan kuşakları büyütürler. Yeni dünya düzeninde(!) cephelerde savaşarak topraklar kaybedilmiyor! Bugün, eğitim hayatında "israf edilen her birey" aslında kaybedilen bir cephenin karşılığı, belki de daha fazlasıdır. Modern teknolojide her şeye bir karşılık üretebilirsiniz ama İNSANIN bir karşılığı yok ve olmayacakta!

 

***

            Bugün; erdemlerden yoksun bir siyaset kurumunun kör değirmenleri usul usul insan öğütüyor. Makamları işgal edenler, sözlerinin ve eylemlerinin kime ve nasıl tesir ettiğini bilmiyorlar. İki şehir arasındaki mesafeyi kısalttığı için gurur duyduğumuz duble yolların, aslında ağzımız ve kulağımız arasında ki mesafeyi henüz azaltamadığına tanıklık ediyoruz çünkü  söylediklerimizi kendimiz bile duymuyoruz! Ya da hakikatten söylenen kelâmları bile "menfaat kavşağından" bir başka "çıkar" yola saptırıyoruz!.. 

***

            Ne gariptir ki Hakkʼın ismini dilinden düşürmeyenler, masum bir yardımı ya da iyiliği bile siyasi menfaatler için pazarlayanlar, kısacası ‟ahrete talip olduklarınıˮ söyleyenler, öyle çok ‟dünyalık biriktirdilerˮ ki bu kadar yükü Sırat Köprüsü kaldır mı kaldırmaz mı bilemiyorum!..

***

            Günümüz üniversiteleri de bu ‟organize riyakârlıklarınˮ eylem alanlarına dönüştürüldü. Toplumlarından bir adım önde gitmesi ve hakikatin meşalesiyle de bilinmeyenlerin aydınlığa kavuşturulmasında birinci derecede  yükümlü olan üniversiteler; bugün, kadro-unvan ve siyaset mengenesinin gerdiği acımasız sancılar arasında can çekişmektedir. Unutulmamalıdır ki bilgi bireye özgürlük kazandırdığı gibi bir de ‟insanlığa karşıˮ sorumlulukta yüklemektedir. Bu sebepledir ki rızkını ilimden kazananların sorumluluğu daha da ağırdır. Cümlesi ulu, sözleri de mukaddes olan ozanlarımızdan birisi olan Nesîmi Sultanʼda (ö.1417) bu sorumluluğa şu sözleriyle dikkat çekmektedir:

                        "Ey Nesîmi, can Nesîmi, bil ki Hakk kişinin aynındadır,

                   Cümle mahlukatın vebâli ulemanın boynundadır."

***

            Prof. Dr. Üstün DÖKMEN hocamız: Yere düşen ekmeğin üstüne basan insan görmedim ama yere düşen insanı tekmeleyen çok kişi gördüm!ˮ diyor. Ve saygılı olmaktaki kusurlarımızı şöyle anlatıyor:

            -Birbirimize saygılı olma konusunda üç tip temel hatamız var:
            Avrupaʼda yaşayan vatandaşımız; orada yerlere çöp atmıyor ama Kapıkuleʼden girer girmez yerlere tükürmeye, çöp atmaya başlıyor. ‟Niye burada böyle  yapıyorsun?ˮ diye sorulduğunda, ‟Herkes böyle yapıyorˮ diyor. Kendi fikri olmayan insanın, duruma göre hareket etmesidir bu.

            İkinci hatamız:

            Adama göre davranmamız. Karşımızdaki adam iri yarıysa, ‟Buyur abiˮ, 
diyoruz. Ufak tefekse, ‟Ne var lan!ˮ diyoruz. Oysa ki insanların onuru birbirine eşittir.ˮ

            Üçüncü hata:

            Keyfimize göre davranmak. Keyfimiz yerindeyse eve girerken: ‟Merhaba millet!ˮ diyoruz. Değilse ‟surat asıyoruz.ˮ  Oysa keyfimiz yerinde olsun veya olmasın insanlara saygılı davranmak zorundayız!..

            Diyorum ki:

            Yerdeki ekmeğe saygılı olma konusunda ülkemde mutabakat var; kimse basamaz, ayağıyla dürtüklemez ve öper bir kenara koyar.  Ekmek nimettir kabul, peki İNSAN NİMET DEĞİL Mİ?


***

            Bu toprakların yetiştirdiği en büyük âriflerden birisi olan  Hz. Pîr Hûnkâr Hacı Bektâş Velî de insanı okumanın ve iyi bir insan olmanın yolunu şöyle tarif etmektedir: ‟Ey canlar! Birbirinizi seviniz, sayınız; biri birinize yardım ediniz. Bilim, hoşgörü, iyilik, konukseverlik, doğruluk, dürüstlük ve sevgi sahibi olunuz. Gönül kırmayın, öfkenizi yenin. İyiliğe iyilik her kişininˮ işi, kötülüğe iyilik ise er kişininˮ işidir. Her çeşit düşünceye ve inanca saygı duyun. İyi şeylerle sevinç duyun, sıkıntıları da güler yüzle, sabırla göğüsleyin. Nefsinizle savaşmak, en büyük savaştır. Bilerek, bilmeyerek bir günah (suç) işlemişseniz, o suçtan pişmanlık duyarak, bir daha işlemeyeceğinize söz verirseniz, kendinizi arıtmış olursunuz. İnanç ve ikrârınızda direnmeli, sonunu düşünerek yalandan ve düzenden ırak durmalısınız. Elinize sahip olup, hırsızlık yapmayın; dilinize sahip olup gönül kırmayın; kötü söz söylemeyin; belinize sahip olup başkalarının namusuna kötü gözle bakmayın. En kutsal ibadet; çalışmak, doğruluk ve insan sevgisidir. Gündüz istekle dünya işine, gece de âşkla ahiret işine bakınız. Büyüklüğe kapılmayınız. İçiniz ve dışınız bir ve temiz olsun. Hakkınız olmayan şeyleri değil istemek, el bile sürmeyiniz. Gözünüzle görmediğinizi ve kulağınızla duymadığınızı söylemeyiniz. Dahası; gördüğünüzü örtün, görmediğinizi söylemeyin! UNUTMAYIN Kİ KENDİSİNİ ARITMAYAN, BAŞKASINI DA ARITAMAZ!..ˮ

***

            Gönlün en büyük alfabesi şüphesiz ki ‟sevgiˮdir.  Sevince dolaylı tümleçleriniz olmuyor.  Mesela  devrik  cümlelere  sığınmıyorsunuz... Nazım, gurbetin acısını ‟okumaklaˮ törpüledi; Süreya, bir sürgün vagonunda okumakla ‟Cemalˮleşti... SabahattinAliˮsine,  Karakoç da Mona Rozaʼsına okumakla kavuştu... Veysel, gönülleri okudu ‟Âşıkˮ oldu; Emre ise âşkından ‟Tabdukˮ...  Velhâsıl insanlık bahçesi okumakla büyüdü ve okumakla büyüyecektir... Sanmayın ki karanlıklar bâkîdir, okuyunca yürekteki en karanlık zindanlar  bile aydınlanacaktır... ‟Ben-lik ülkesiˮ yokluğa kavuşacak, ‟insanlık ülkesiˮ okudukça güzelleşecektir...  Çocuklar okudukça masallaşacak, masallar ise çocukları hayallerine kavuşturacaktır... Şimdi ‟okumanınˮ tam mevsimi; en çok da İNSANI OKUMANIN... 

Bu haberi paylaş


18 Aralık 2017 Pazartesi
25 Eylül 2017 Pazartesi
03 Aralık 2016 Cumartesi
10 Kasım 2016 Perşembe
11 Ekim 2016 Salı
26 Ekim 2015 Pazartesi
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Güneş Tv Medya
 
 
 
Güneş Tv Yayın Akışı
   
 
Copyright © 2004 - 2018  gunestv.com
Malatya Güneş Medya Grup - Güneş Tv - Gerçek Gazetesi