ANASAYFA KÜNYE REKLAM İNSAN KAYNAKLARI İLETİŞİM
Üye Girişi Üye Ol Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle  
Haber Ara    
   GÜNDEM  |  SANAT  |  KULİS  |  GÜNCEL  |  GÜNDEM  |  SİYASET  |  ASAYİŞ  |  EKONOMİ  |  SPOR  |  SAĞLIK  |  KÜLTÜR SANAT  |  DÜNYA  |  MAGAZİN  |  TÜRKİYE  |     RESİM GALERİSİ  |    VİDEOLAR  |    KÖŞE YAZILARI
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Tacettin ELMAS

TERÖR

17 Mart 2016 Perşembe   |   1135 kişi okudu




Bu haberi paylaş

TERÖR

Neden ve koşulları ne olursa olsun, hangi neden ve amaç için yapılır ise yapılsın, bir insan eylemi olan bu hareket tarzını toplum ve insan hayatında çıkarmanın ilk koşulu, bu hareketin doğmasına neden olan ya da olabilecek koşulları insan ve toplum hayatından çıkarmaktır.

Tabi bu her yerde ilk başta ülke, toplum yöneten iktidarların sorunudur.

Kim olursa olsun ve nereden gelirse gelsin terörü yaratan koşulları yaratan, toplumların kendi iç  yapılarında ki adil ve eşit olmayan sosyal ve ekonomik koşullar ve buna bağlı olarak eğitimdeki geri kalmışlık ve yetersizliklerdir. Bir bütün olarak toplumun her alanda eşit bir gelişmişlik düzeyinde olmayışıdır.

Buna günümüzde en somut örnek,  gelişmiş Ülker ile geri kalmış ya da gelişmekte olan ülke ve toplumların mevcut yaşam şekilleri toplumsal ve ekonomik gelişmişlikleridir.

 Burada kendimize şöyle bir soru yönelterek cevap arayabiliriz.  Ne den ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel olarak gelişmiş, adil ve eşit bir gelir dağılımının yerleştiği ve kişi başına mili gelirin birey bazında yüksek olduğu,  bireyin bu temelde kendisini güçlü bir sosyal devlet güvencesi altında olduğunu hissettiği ülke ve toplumlarda (bazı küçük istisnalar dışında)bu tarz terör olayları olmaz.

 Daha ziyade geri kalmış ya da gelişmekte adil ve eşit gelir dağılımında dengesiz bir gelişme gösteren ve daha çok gelir dağılımının toplumun küçük bir azınlığın elinde toplandığı nüfusun büyük çoğunluğunun bu nedenler den dolayı mutsuz olduğu, dini inanç ve maneviyatın ağırlıklı olarak toplumda baskın olup, bu dini inanç ve değerlerin o toplum iktidarları tarafında o topluma armağan olarak sunulup pervasızca sömürüldüğü  ve  en garibi o toplumların büyük çoğunluğunun bu nu normal karşıladığı toplum ve ülkelerde terör olur.  

Bunlar daha çok İslam ülkeleridir.  

Ya da günümüzde gerek birey ve örgütsel, gerek devlet odaklı, destekli terör olayları ile anılan ülke ve toplumlarda yaşayan insanlar, savaş ve terörden kaçarak daha yaşanabilinir bir coğrafya aradıklarında, ekonomik, sosyal, siyasal, eğitim, kültür, etnik, dinsel ve toplam olarak insani değerler bakımından kendisinden tamamen farklı bir yapıya sahip olan bu ülke ve toplumlara sığınmaya çalışırlar. Hem de canları pahasına ölümü de göze alarak.

Günümüzde bu coğrafya da bireysel  ve  ya toplumsal olsun  bu insani davranış ve hareketlere, yer ve yurt değiştirmelere neden olan bu ülke ve toplumların siyasi iktidarlarının  kendi yönetimleri altında bulundurdukları bu insanların ekonomik , sosyal, siyasal, eğitim ve kültür gibi temel insani taleplerine ne oranda kendi  insanını  önemseyip onlara dönük politikalarına bakmak  ve sorgulamak gerekir. Nedir, tüm bu insanları yerinden yurdundan ederek her yönü ile kendilerinden tamamen farklı olan insan ve toplumlara sığınmaya iten koşullar.

Bu sorgulamayı yaparken, karşınızdaki insanın hangi dinden, hangi etnik kökenden, hangi mezhep, düşünce ve görüşte olduğuna bakmadan sadece onun bir insan olduğuna, onun da doğup büyüdüğü topraklarda ama aç, ama tok olarak her şeyden önce bir insan olarak yaşamaya hakkı olduğuna bakmak gerekir. Yani insani bir empati yaparak sorgulamak.

Ondan sonra neden hep orta doğu toplumları, İslam ülke ve toplumları terör ile özdeşleştirilip öyle anılır. Neden İslam ülke toplum ve yöneticileri kendi dışında oluşan en ufak bir görüş, düşünce, fikir ve bakış açısına tahammül edemez. Başkalarını boş ver aynı soydan, aynı ırktan, aynı dinden, aynı mezhepten olan kendi vatandaşını bir şekilde hep yok etmeye çalışır, hep onu düşman olarak görür.  Ve terör hep onun kaderi olur.

Ve neden yanı başlarında dini, ırkı, milleti, insani sosyal değerleri ile aynı soydan olan ülke ve toplumlara sığınmazlar. Ya da bu ülke, toplum ve yöneticileri bu vatandaşları sahiplenmek için bir çaba göstermezler.

Ve neden bu kaderi, yine hep o ülke ve toplumların yoksulları yaşamak zorunda kalır.

Ve hep o yoksulların çocukları bu terör olaylarının içinde olur.

Toplum ve siyaset bilimciler bu tür olayları değerlendirirken “amaç sinekleri öldürmek değil, sineklerin oluşmasına neden olan bataklıkları kurutmak olmalı” derler. Kim yapar, ya da yapmalı bunu. Tabii ki iktidarlar.

Gerek bireysel, gerek daha geniş anlamda devlet destekli olsun herhangi bir terör eylemi yaparak toplumsal sorunların, özellikle günümüz koşullarında çözümlenmeyeceğini 1960 tan bu yana küçüklü büyüklü olarak terörü bizzat yapanlar, yaptıranlar da çok iyi bilirler.

Terör tarihte birçok şekilde olmuştur ama bunlarda en etkin ve belirleyici olanlar, bir devletlerin yönlendirmesi ve desteği ile olanlar, bir de çeşitli isimler adı altında örgütlenmiş olan örgüt ve yapıların desteği ile teşvik edilip yapılanlar. Her iki oluşum sözde bazı amaçlarına ulaşmak için bu temelde politika yaratırlar.

 

 Devlet politikası olarak yapılan her girişim bir bütün olarak toplumu ekonomik ve siyasi olarak güçten düşürüp dışarıya da ha bağımlı hale getirmiş. Devlet organları ve onu temsilen iktidarlar bağımlı olduklar ülke, toplum ve iktidar çevrelerinden bağımsız kendi özüne uygun düşebilecek demokratik çözümler üretememişlerdir. Bu konudaki en basit bir demokratik hak ve talebi antidemokratik yol ve yöntemlerle ya bastırarak öteletmiş, ya da şiddet yolu ile bir an için ortadan kaldırmış ama bir dönem sonra aynı sorunlarla tekrar muhatap olmak zorunda kalmıştır. Ve en önemlisi ekonomik ve siyasi kriz dönemlerinde toplumun dikkatini temel sorunlarından farklı sunni sorunlar yaratarak o alana yönlendirmektir.

 Sözde örgütsel olarak  yapılanlar, tüm toplum amacı güdülerek yapılmaya çalışılır, yapılır. Tabi bireysel olarak yapılan her terörizm eylem ve girişimi teorik olarak doğru talepler ile beslenmeye çalışılsa da pratik sonuç olarak oda aynı devlet teröründe olduğu gibi aynı amaca hizmet eder. Terör eylemleri ile siyaset yapan kişi, gurup ve örgütsel yapılar özellikle Türkiye de bundan dolayı kendi doğal tabanlarından bile soyutlanarak dar bir çember içerisine hapsolup marjinalleştirmişlerdir.

Türkiye de sol ve sosyalist temelde siyaset yaparak toplumsal sorunlara çözüm üretmeye çalışan siyasi parti ve gurupların  toplumsallaşıp bir iktidar alternatifi olamamalarının altında yatan en büyük neden budur.  Özellikle kendi içinde yeterince demokratikleşmemiş olan ülke ve toplumlarda  iktidarda  olan  siyasi  iktidarlar solun bu zaafını politik olarak kendi lehlerine çok iyi bir şekilde kullanırlar.

Ekonomik ve siyasi krizler içine düşüp politika üretemeyen siyasi bir iktidar için terörize edilmiş toplumsal bir yapı, siyasi olarak en rahat kontrol edilip yönetilecek olan siyasi yapılardır. Bu tarz ortamlar sayesinde siyasi iktidarlar toplumun dikkatini kendi ana sorunlarından (ekonomik, geçim,işsizlik.vs) başka sorunlara yönlendirerek hem kendi içindeki siyasi tıkanmışlığı aşmaya çalışır, hem de  yapılan gayri meşru hukuksuzluklara bir meşhuriyet  kazandırmaya çalışır. Yani bir taşla iki kuş misali. Profesyonelce bir siyasi taktik.

Evet, terör eylemleri sadece sıradan masum insanların canını almıyor. Onlar üç, beş, on, yüz, belki de da ha fazlada olabilir. Bu psikoloji zamanla öyle bir hal alır ki( şu an Türkiye, Suriye, Irak ve diğer İslam ülkelerinde olduğu gibi)normalleşip yaşamın bir parçası gibi görülür. Ama asıl en büyük etkisi toplumun üzerinde yarattığı kendi ana sorunları karşısında tepkisiz kalıp toplumun duyarsızlaşmasına neden olacak olan psikolojik etkidir.

Bir toplum için en tehlikeli olan durum budur.

Bu psikolojinin toplumsallaşması bir bütün olarak tüm toplum kesimlerini  derinden etkileyecek ve onarılması da öyle kısa vade de onarılmayacak bir psikolojidir.

Bundan dolayı nedeni ve amacı ne olursa olsun teröre dayalı her eylem tüm toplumun kalbine sıkılmış bir kurşundur.

Bu nedenle her terör faaliyeti, iktidarlarını halkın sırtında güçlendirmeye çalışan çıkar ve menfaat çevrelerinin değirmenine su taşımaktan başka bir amaca hitap etmez.

Bu yüzden, lanetliyorum. Bu yüzden kınıyorum ve bu yüzden her türlü teröre karşıyım.

Bu haberi paylaş


15 Ağustos 2016 Pazartesi
23 Mayıs 2016 Pazartesi
26 Nisan 2016 Salı
18 Nisan 2016 Pazartesi
17 Mart 2016 Perşembe
09 Mart 2016 Çarşamba
15 Şubat 2016 Pazartesi
09 Şubat 2016 Salı
02 Şubat 2016 Salı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Güneş Tv Medya
 
 
 
Güneş Tv Yayın Akışı
   
 
Copyright © 2004 - 2018  gunestv.com
Malatya Güneş Medya Grup - Güneş Tv - Gerçek Gazetesi