ANASAYFA KÜNYE REKLAM İNSAN KAYNAKLARI İLETİŞİM
Üye Girişi Üye Ol Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle  
Haber Ara    
   GÜNDEM  |  SANAT  |  KULİS  |  GÜNCEL  |  GÜNDEM  |  SİYASET  |  ASAYİŞ  |  EKONOMİ  |  SPOR  |  SAĞLIK  |  KÜLTÜR SANAT  |  DÜNYA  |  MAGAZİN  |  TÜRKİYE  |     RESİM GALERİSİ  |    VİDEOLAR  |    KÖŞE YAZILARI
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Tacettin ELMAS

DOĞANŞEHİR CHP DE ESKİ HAMAM ESKİ TAS.

26 Kasım 2015 Perşembe   |   1256 kişi okudu




Bu haberi paylaş

Dün Doğanşehir CHP’de ilçe kongresi yapıldı. On üç yılda tam on bir ilçe başkanı.

Ne büyük zenginlik.(!) Öyle ki her bir başkan tam bir demokrasi şöleniyle gelip başkanlık koltuğuna oturdu. Her başkan kendisi ile birlikte on iki asıl, on iki de yedek üye arkadaş ile birlikte geldiler. Toplam yirmi dört kişi. Yirmi dörtte il delegelerini sayarsak eder kırk sekiz kişi. Kırk sekizi on bir ile çarparsak eder beş yüz yirmi sekiz.

Müthiş bir örgütlenme şekli.(!) En profesyonel örgütçülerin bile aklına gelmiyecek bir örgütlenme şekli.(!) Bu ara, şu ana kadar gelen her ilçe başkanının kendisinin seçilebilmesi için masa başında yazmış olduğu eş, dost, akrabadan teşeküllü en az seksen dokuz kişiden oluşan ilçe kongre delegelerini de katarsak, yani 89x11=979 eder.Müthiş bir taktik.Müthiş bir kitlesel taban.(!)Şeytanın bile aklına gelmeyecek bir örgütlenme şekli. Düşünün bu örgütlenme yöntemini tüm ülke geneline yayın, alın size iktidar.(!) Uyanık tüccar misali. Az paraya rekor kar.(

Yöntem güzel. Böylesine kısa, masrafsız, kestirme yol varken, ne gerek var, parti içi eğitime, parti içi demokrasi ye. Bu insanların aklını fazla karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. İş, Emek, Kardeşlik, Dostluk, Devrimci, demokratlık, sol, sosyal demokratlık, sosyalistlik, ezen, ezilenler, işçi, köylü, adalet, hak, hukuk, kadın hakları say sayabilirsen solculuk adına ne varsa. Bunlar sadece hayallerden ibaret sloganlarımız.(!)

Demokratlık ve demokrasicilikte kimse eline su dökemez. Öyle bir hal almış’ki parti örgütü bu anlayıştan dolayı sadece bir kişi ile anılır olmuş. Adam seçim kazansa da alkış alıyor, kaybetse de alkış alıyor. Öyle ki bu yöntemle kendisini ya da kendisinin işaret ettiği adamı masa başında yazdığı delegeler sorgusuz sualsiz başkan yapıyor. Tam bir demokrasi timsali.(!) işin garip tarafı bu anlayış ile girdiği hiçbir seçimi kazanmadığı halde her seferinde il yönetimince bol, bol alkış alıyor. Eee boşuna dememişler “ şıracının şahidi bozacı’’ diye. Biri yırtıyor, diğeri yamalıyor. Kazan yuvarlanmış kapağını bulmuş. Birini diğerinden ayırmanın imkanı yok.

Birileri için karlı siyaset olarak kabul edip uygulanan bu politikanın sonucunda şu ana kadar Doğanşehir de yönetici, delege, meclis üyesi olanların hiç biri ne partiye geliyor nede partiye oy veriyorlar. Bir çoğu bu süper akıllı politika yüzünde bir birleriyle bile konuşmuyor. Hatta her biri parti aleyhine çalışan birer politika makinası olmuş.Hangisini dinlesen kendince çokta haklılar.Büyük vaatlerle desteklenip yönetici yapılmışlar, an geldiğinde vaatler tuturulmayınca her biri olmuş birer parti alehtarı. İçlerinde bir kin ve nefret tohumu yeşermekte.

İlden Doğanşehire gelen bu politika destekleyicileri yöneticiler, her gelişlerinde ektikleri bu soğuk buz gibi hava suratlarına çarpıyor ama yine de bir türlü hatalarını kabullenmiyorlar. Aksine ısrarla devam ediyorlar.Hep aynı yöntemleri uygulayarak farklı sonuçlar beklemenin aptallık olduğunu söyler filozof.Ama kendilerinin zaten böyle bir dertleri zaten yok.Onlar için önemli amaç aynı politikalar ile aynı sonuçları almaktır.Değişim genlerinin değişmesi, zehirlenmesi demek olur.

Siz istediğiniz kadar, parti içi demokrasi falan edebiyatı yapın. Hoca bildiğini okuyor. Bir sefer saltanatlarını kurmuşlar. Her seferinde birde peşlerine bir yalaka tayfası buluyorlar. Değme gitsin. Ama şunun da farkındalar.Bu demokrasicilik oyununa kendilerinde başka kimsede artık inanmıyor. Çemberin giderek daraldığının farkındalar. Kendi dünyalarında yaratıkları demokratlık seçim toplantılarını küçük, küçük odalara ancak sığdırabiliyorlar.

Sözün özüne dönelim.Bu arkadaşların tapulu malları gibi kullanmaya çalıştıkları parti(CHP)’nin tüzük ve seçim genelgelerinde böyle keyfi bir uygulama yok.Etraflarında sorup sorgulayacak, hesap isteyecek kimse bırakmadıkları için, kendi hayal dünyalarında ne icat etmişlerse onu uyguluyorlar. İşin farkında olan bazıları da itiraz edeceklerine akıllarınca uyanıklık yaparak, belki bizimde faydalanacağımız bir boşluk doğar bizde ondan faydalanıp bir mevki makam elde ederiz diye ses  çıkarmıyorlar. Bir iki denemeden sonra paylarına bir şey düşmeyince başlıyorlar bel anti propağanda yapmaya.

Teoride ne karar alınır ise alınsın. Önemli olan teoride (Parti tüzüğünde) neyin nasıl yazılı olduğu değildir. Yazılı kararların pratikte teoriye uygun olarak uygulanıp uygulanmamasıdır.

On üç, on dört yıldır bizzat içinde yakınen takip edip izliyorum. Bu süre içerisinde tam on bir ilçe başkanlığı seçimi olmuş. Oldu. Hiçbir ilçe başkanlığı seçimi partinin proğram ve tüzüğüne uygun olarak yapılmadı. Her seçim benzer entrikalar etrafında planlanıp yapıldı. Hemen hemen her seçimin perde arkası elleri kendi istedikleri gibi seçimler yaptılar. İstedikleri olmayınca da işi kitabına uydurup plana ayak uydurup biat etmeyenleri anında insan öğütme değirmenine attılar. Onun içinde  az olsun, öz olsun benim olsun, yada ben olayım gerisini boş ver, felsefesini her seçimde sonuna kadar acımasızca uyguladılar. Bu gün olmuş, girdikleri her seçimde hezeyana uğramışlar hala pişkince çok başarılar elde ettik diye toplum önüne çıkabiliyorlar.

Girdikleri her seçimde, bu bencil, egoist, riyakar tavırlarından dolayı neredeyse aday olacak vekil, belediye başkan adayı, hatta meclis üyesi adayları bile bulamıyorlar. Adayları hatır gönül işi ile, o ki listeler dolsun yeter, anlayışı ile belirleyip seçimlere öyle giriyorlar. Tabi böyle anlayışta sonuç fiyasko olunca başlıyorlar çevresindekileri suçlamaya.

Öyle ki her seçimden sonra” bak bir vekilliğimizi koruduk”. Çok başarılıyız, vekilimiz yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı oldu. İki belediye başkanlığı bizim. Büyük şehir olmasaydık Doğanşehir’de alırdık. HDP olmasaydı iki vekilliğimiz garantiydi. Daha neyi sayalım. Partinde adam kalmamış. Kendi dışında kimseyi partili olarak görmüyorsun. Kadın kolların yok.Gençlik kolların bitmiş.Denize düşen yılana sarılır misali boşlukta kimi görmüşsen parti yönetimine almışsın o yöneticin bile sana oy vermemiş. Yinede uslanılmamış hala kendilerini partinin tecrübeli sahibi olarak kabul edip, her şeyi en iyi ben bilirim deyip davulu başkasının boynuna asıp tokmaklamaya devam ediliyor, da yeni ilçe başkanı olarak insanlara yuturulmaya çalışılıyor.

Sonuçta tüm bunları da  kalkıp başarılıyız diyerek topluma dayatmaya kalkışmak, yapıcı eleştiri getirenlere bile tahamül etmemek tek kelime ile rezaletin daniskasıdır. Bir toplumun kaderini böylesi bencil, egoist,iki yüzlü politikalara değiştirmek ne bir ilçe, ne bir il, ne bir belediye başkanın nede pozisyonu ne olursa olsun bir milletvekilinin hakkı değildir,olmamalıdır. Hem de ortada toplum adına başarı denen elle tutulur hiçbir şey yokken.

İnanın bir okul aile birliği toplantısı bile bizim Doğanşehir, Malatya CHP  il ve ilçe başkanlığı seçimin den daha şeffaf ve demokratik.

Hep sol görünüp, sağ davranır isen, bir elli yıl değil, daha çok elli yıllar sonrada iktidar olamazsın.

Bu haberi paylaş


15 Ağustos 2016 Pazartesi
23 Mayıs 2016 Pazartesi
26 Nisan 2016 Salı
18 Nisan 2016 Pazartesi
17 Mart 2016 Perşembe
09 Mart 2016 Çarşamba
15 Şubat 2016 Pazartesi
09 Şubat 2016 Salı
02 Şubat 2016 Salı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Güneş Tv Medya
 
 
 
Güneş Tv Yayın Akışı
   
 
Copyright © 2004 - 2018  gunestv.com
Malatya Güneş Medya Grup - Güneş Tv - Gerçek Gazetesi