ANASAYFA KÜNYE REKLAM İNSAN KAYNAKLARI İLETİŞİM
Üye Girişi Üye Ol Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle  
Haber Ara    
   GÜNDEM  |  SANAT  |  KULİS  |  GÜNCEL  |  GÜNDEM  |  SİYASET  |  ASAYİŞ  |  EKONOMİ  |  SPOR  |  SAĞLIK  |  KÜLTÜR SANAT  |  DÜNYA  |  MAGAZİN  |  TÜRKİYE  |     RESİM GALERİSİ  |    VİDEOLAR  |    KÖŞE YAZILARI
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Tacettin ELMAS

SAVAŞA HAYIR

05 Eylül 2015 Cumartesi   |   1280 kişi okudu




Bu haberi paylaş

                   Tarihteki hiçbir savaşı emeği ile geçinmeye çalışan halk yaratmaz. Birileri onu yoksulaştırmaya çalışıp yaşamaya çalışırken o sadece buna direnmeye çalışır. İşte çatışma ve savaşlarda bu noktada ortaya çıkar. Bu yaşam mücadelesi tarihin ta kendisidir.

Yedi haziran seçimlerinden sonra önceden kurgulanarak yaratılan bu günkü savaş böyle bir savaş değildir. Bu savaşta, ne emeği sömürerek varlığını devam ettirmeye çalışan bir sınıf, bir halk var. Nede onlara karşı direnen emekçiler, halk var. Tamamen siyasi çıkar ve hesaplar üzerinde yürütülen ve bedeli de yine yoksul ve dar gelirli tüm halka ödettirilen iktidar da ne pahasına olursa olsun kalmayı şart olarak gören ve buna mecbur olduğunu kabullenen bir anlayışın temsilcileri var. Onun için bu savaş kirli, her aşaması, her tarafı leş kokan haksız kazanımlara bir haklılık kazandırılmaya çalışılan bir savaştır. Ve ne yazık ki yinede halkın sırtında yürütülen bir savaştır. Irak, Suriye, Yemen, Afganistan da bu gün uygulanan savaş senaryoları aynı amaçlı savaş senaryolarıdır.

İktidar ve silah gücünü elinde bulunduran güçler, tamamen örgütsüz, dağınık ve parçalara bölüştürülen tüm halka bunu kimi Türklük, Türk milliyetçiliği, Kimi Kürtlük, Kürt milliyetçiliği adı altında dayatmaya bu şekilde taban oluşturmaya çalışmakta. Tek amaçları halkın eğitimsiz, örgütsüz, yoksulluk, biçare, dini inanç gibi zafiyetlerinden yararlanarak iktidarlarını devam ettirebilmek.

Her savaş ekonomik egemenliği elde edebilmek için siyasi olarak sloganlaştırılarak başlatılır. Egemenlik sağlanınca da sonlandırılır. Burada böyle bir hedef yok. Ekonomik egemenliği elde edenler Türkü, Kürdü, Almanı, Amerikalısı, İsraillisi, Arabı, Fıransızı, İtalyanı ile birleşerek çoktan elde etmiş. Hem de tüm Türkiye çoğrafyasında. Dün savaşarak elde edemedikleri bu güzelim pazarı el birliği ile hem de tek bir kurşun atmadan elde etmiş ve bu pazarda çok tatlı karlar elde ederek güçlerine güç katmışlar. Hatta onlar bırakıp gitmeye çalışsalar, biz paçalarına yapışıp bırakmayız. Çünkü öyle bir kök salmışlar ki varlıkları varlığımız olmuş. Fabrikalar, tarlalar onlar için üretip, onlara satıyorlar. Onun için bu savaşa böyle bir amaç yükleyenler ancak kendilerini kandırırlar. Yok dış güçler, yok emperyalist oyunu falan gibi…

Toplum olarak sorgulanması gereken en başta kendimiziz. Elimize tuturulmuş bir Türklük, bir Kürtlük feodal burjuva egosu ile beslenmiş milliyetçilik kimliği bunun üzerinden yoksul emekçi dar gelirli tüm insanlar iliğine kadar eşit oranda aynı koşullar altında sömürülüp ezilmekte.

İçeriği ne olursa olsun, daha düne kadar Kürt sorunu, çözüm ve barış süreci diyerek toplumsal tabanda iyimser bir algı yaratarak siyaset yapıp iktidar olan AKP iktidarı başta 17 ve 25 aralık yolsuzluk ve rüşvet olaylarından sonra o ana kadar kontrolünde tutmuş olduğu politik psikolojik üstünlüğü kaybetti. İçine düşmüş olduğu bu boşlukta yeni barışçıl politikalar da üretemeyince çözümü savaş politikalarını devreye koymakta buldu. Yoksa devlet ve devleti üç dönemdir yöneterek adeta devlet ile özdeşleşen AKP iktidarı açısında PKK hareketi siyasi ve sosyal hedef ve amaçlar açısıda tam da devlet ve iktidarın istemiş olduğu noktaya gelmişti. Üzerinde anlaşıp kamuoyuna açıkladıkları Dolmabahçe mutakabat metni de bunun belgesiydi.

Kim ne derse desin, nasıl değerlendirir ise değerlendirsin hem toplumun iradesi olan koalisyon hükümetinin kurulamamasının, hem de savaş politikalarına geri dönüşün altındaki en büyük gerekçe 17 ve 25 aralık olaylarının toplum ve siyasetteki etkileri ve bunun iktidar üzerinde yarattığı sonuçlardır. Ve tabi ondan öncede Türkiye de siyaset yaparak toplumu yönlendirmeye çalışan siyasilerin kendi bireysel çıkarlarını toplum ve ülke çıkarlarından önce görme ve siyaseti de bu amaca ulaşmak için basamak olarak kullanan siyaset anlayışıdır.Böylesi bir anlayış en her türlü savaş politikalarını uygulamaktan da çekinmez.Çünkü bireysel olarak kaybedecekleri bir şeyleri yoktur.

Yürütülmeye çalışılarak tek başına iktidar olma olanaklarını yaratma politikalarını boşa çıkarmanın en etkili yolu, barış siyasetinin toplumda karşılık bularak güçlenmiş olduğu bir dönemde savaşa barış siyaseti ile cevap vermektir.Perde arkasında gizli bir siyasi şike anlaşması yoksa, tersi bir durum savaş çıkararak amaçlarına ulaşmaya çalışan çevrelerin ekmeğine yağ sürmektir.Onun için barış isteyeler özelikle HDP mutlaka PKK nin silahları susturarak barış dilini kullanmaya ikna etmelidir.Türkiye deki tüm barış güçlerinin buna şiddetle ihtiyacı var. 

****

         KOBANİLİ ÇOÇUK AYLAN KURDİ’nin  cesedi Akdeniz sahillerine vurunca Suriye’de savaş çıkarmaya ön ayak olanlar bile insanlıktan bahsettiler.Sanki yeni bir drammış gibi,sanki insanlığa verecekleri masumane bir tarafları,temiz bir yürekleri varmış gibi.İnsana, insanlık değerlerine kendi çıkar pencerelerinden bakanlar en acımasız savaşların yaratılmasına neden olurken, o savaşların yaratığı insani mağduriyetleri bile sömürmekten çekinmezler.

Sanki bu dünyada dün; Hirojima, Viyetnam, Afganistan, Halepçe,Saraybosna yaşanmamış gibi… Irak’ta Ezidi, Suriye’de Kobani, Halep, dramlarını o ülkelerde yaşayan masum halk kendi kendisi yarattı. Sanki İŞİD denen bir canavarı Aylan Kurdiler yarattı….

Sanki bu ülkede  Roboski’yi, Reyhanlı’yı, Suruç’u, dün Maraş’ı, Çorum’u,Sıvas’ı birileri uzaydan gelip yaratıp ve kaybolup gittiler….Ne yazık’ki,  Savaşları yaratanların, timsah gözyaşları dökerek barış çağrısı yaparak iktidar oldukları bu dünyada daha çok insanlık dramları yaşanacaktır.

 

Bu haberi paylaş


15 Ağustos 2016 Pazartesi
23 Mayıs 2016 Pazartesi
26 Nisan 2016 Salı
18 Nisan 2016 Pazartesi
17 Mart 2016 Perşembe
09 Mart 2016 Çarşamba
15 Şubat 2016 Pazartesi
09 Şubat 2016 Salı
02 Şubat 2016 Salı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Güneş Tv Medya
 
 
 
Güneş Tv Yayın Akışı
   
 
Copyright © 2004 - 2018  gunestv.com
Malatya Güneş Medya Grup - Güneş Tv - Gerçek Gazetesi