ANASAYFA KÜNYE REKLAM İNSAN KAYNAKLARI İLETİŞİM
Üye Girişi Üye Ol Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle  
Haber Ara    
   GÜNDEM  |  SANAT  |  KULİS  |  GÜNCEL  |  GÜNDEM  |  SİYASET  |  ASAYİŞ  |  EKONOMİ  |  SPOR  |  SAĞLIK  |  KÜLTÜR SANAT  |  DÜNYA  |  MAGAZİN  |  TÜRKİYE  |     RESİM GALERİSİ  |    VİDEOLAR  |    KÖŞE YAZILARI
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Tacettin ELMAS

İÇ GÜVENLİK…

10 Şubat 2015 Salı   |   1916 kişi okudu




Bu haberi paylaş

   Türkiye de, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana özüne uygun gerçek anlamda bir demokrasi olmadı. Sadece bu güne özgü değil, devlet kuruluş felsefesini kendisine yönelik güvenlik politikaları üzerine oturttu. Temel öncelik güçlü devlet, güçlü toplum anlayışı oldu. Bunu da içe dönük toplumsal üretim yerine, daha kolay olan dışa bağımlı borçlanma anlayışı ile besledi. Bu siyasi anlayıştan da gerçek anlamda bir demokrasi yönetim anlayışı çıkmaz. Onun için her parti iktidar olur olmaz demokrasinin evrensel kuralları yerine kendi siyasi anlayışına uygun bir demokrasi tanımı geliştirip onu uyguladı.

   Ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel çarpık yapılanma siyasal iktidara talip olarak örgütlenen parti ve diğer sivil toplum kuruluşların örgütlenme yapısına da yansıdı. İktidar olan tüm siyasi partiler iktidar olur olmaz tüm politikalarını devlet güvenliği önceliği üzerinde geliştirip uyguladılar. Hatta siyasiler devletin bu örgütlenme zafiyetinden faydalanarak bu alanı iktidar eliyle bir zenginleşme alanı olarak kullanıp, koruyup buna yasal alanlar da açtılar.

  Aynı anlayış bu günde günün değişen koşullarına uydurularak daha sistemli bir şekilde devam ettiriliyor. Değişen; 1.İnsanlar teknolojik gelişmeler den kaynaklı kitle iletişim araçları sayesinde olan biteni hemen öğrenebiliyor. 2.Bu felsefeyi(iktidar eliyle zenginleşme.) politik bir malzeme haline getiren partilerin isim, amblem ve yöneticileridir. AKP eliyle biraz daha modernize edilerek devam ettirilen bu felsefi anlayış, en üst düzeyde yapılıp açığa çıkınca buna karşı bir takım güvenlik önlemlerinin alınması gündeme geldi.

  Geçmişten günümüze kadar devlet odaklı bu güvenlik politikaları yüzünde Türkiye toplumunu oluşturan halkların en hayati temel sorunları hep sümen altı edilip ötelendi. Üç dönemdir devlet mekanizmasını kontrolünde tutan AKP iktidarı her seçim arifesinde kontrolünde çıkmaya başlayan gündemi tekrar kendi kontrolüne almak için profesyonelce taktikler geliştiriyor. Yoksa AKP gibi otoriter, emir komuta anlayışı ile örgütlenen bir siyasi anlayıştan beklenen bu ve buna benzer politikaları yasalaştırıp uygulamak olur.

  Yeni güvenlik paketi olarak hazırlanıp yasalaştırılmaya çalışılan paketin; 1. 17 ve 25 Aralık sonrası kontrolden çıkan güvenlik sistemini iktidar lehine dönüştürerek tekrar kontrol altına almak. 2.Daha ziyade seçim sonrasında çözüm sorununda kaynaklı olası bireysel ve toplumsal olayların bastırılmasında. 3.Dahada önemlisi toplumda giderek derinleşen ekonomik ve sosyal sorunlardan kaynaklı toplumsal gösteriler. 4.AKP politikaları ağırlıklı yeni devlet tipi.

  AKP özellikle 17 ve 25 Aralık olaylarından sonra eski AKP olarak yoluna devam edemez, etmiyor da. Bunun için bir güvenlik paketi de parti olarak kendi içinde yürürlüğe koyacaktır. Öncelikle yeni milletvekilleri, seçim ve sıralanmasında daha bir titiz ve ketum olacaktır. Çünkü AKP otoritesini bu derece çıldırtan darbeyi yapanlar, daha önce her şeyi ile güvenip içine aldığı kesimlerden geldiği için bu sefer en küçük bir kuşkuya yer vermeden adaylarını tespit edecektir. Paralel devlet ve ihanet ile suçlamış olduğu bu eski ortaklardan nedense hala çok korkuyorlar. Bu fobiyi yenmeden rahat etmeyeceklerini yoğun anti politikalarından anlamak mümkün. Kendi dışındaki muhalefet partilerini rakip olarak takmıyorlar bile. Onun için en büyük iç güvenlik paketini kendi içlerinde hazırlayıp uygulayacaklar. AKP liderliği “şahsımı, ailemi tehdide başladılar.” İfadesini boşuna kullanmıyor.

  Güvenlik eksenli politikalarla bu seçime giren AKP’nin tek başına yeni bir iktidarı daha şimdiden toplumun tüm kesimleri tarafından endişeler yaratmış durumda. AKP için; artık din ve dinsel İslam ideolojisi amaca(maddiyata) varmak için bir araçtır, amaç değil. Bu aracı bu seçimde çok daha keskin kullanacaklar, gibi görünüyor.

  İktidarın bu stratejisine karşılık muhalefetin stratejisi hala netleşmiş değil. Tabandaki örgütler hala kış uykusunda. Güneşin doğmasını, yerlerin kurumasını, otların yeşermesini, çiçeklerin açmasını beklemekteler…

Bu haberi paylaş


15 Ağustos 2016 Pazartesi
23 Mayıs 2016 Pazartesi
26 Nisan 2016 Salı
18 Nisan 2016 Pazartesi
17 Mart 2016 Perşembe
09 Mart 2016 Çarşamba
15 Şubat 2016 Pazartesi
09 Şubat 2016 Salı
02 Şubat 2016 Salı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Güneş Tv Medya
 
 
 
Güneş Tv Yayın Akışı
   
 
Copyright © 2004 - 2018  gunestv.com
Malatya Güneş Medya Grup - Güneş Tv - Gerçek Gazetesi