ANASAYFA KÜNYE REKLAM İNSAN KAYNAKLARI İLETİŞİM
Üye Girişi Üye Ol Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle  
Haber Ara    
   GÜNDEM  |  SANAT  |  KULİS  |  GÜNCEL  |  GÜNDEM  |  SİYASET  |  ASAYİŞ  |  EKONOMİ  |  SPOR  |  SAĞLIK  |  KÜLTÜR SANAT  |  DÜNYA  |  MAGAZİN  |  TÜRKİYE  |     RESİM GALERİSİ  |    VİDEOLAR  |    KÖŞE YAZILARI
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Tacettin ELMAS

YUNANİSTAN,DA SYRİZA,TÜRKİYE DE KİM...

29 Ocak 2015 Perşembe   |   1066 kişi okudu




Bu haberi paylaş

Yunanistan daki seçim sonuçları hem Türkiye hem de her iki ülkenin ekonomik olarak bağımlı olduğu AB ve ABD gibi gelişmiş ekonomik sistemler açısında siyasi yapılanmada gelecek açısında önemli bir sürecin başladığını gösteriyor.

 
 Genel olarak değerlendirecek olursak,her ülke ekonomik ve siyasi çevrelerinin bu gelişmelerden farklı şekilerde etkilenip farklı sonuçlarla karşılaşması gayet doğaldır.Ekonomik ve siyasi bütün tarafların ilk etapta ortak kaygısı olan,bu ülkeye kominizmi geldi kaygısı önümüzde yaşanacak olan sürecte yavaş yavaş ortadan kalkacaktır.Sadece gelişmiş kapitalist ülkelerin S.S.C.B.dağılması ile birlikte kendi içlerindeki sınıfsal dinamiklerin örgütlülük durumuna göre yavaş yavaş terk etmeye çalıştıkları sosyal devlet politikalarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacaklar.Peki bu kötümü.?Hayır aksine, bu bir sol iktidarın yurt dışında yaratmış olacağı ilk olumlu gelişmedir.
 
Yaşam standartlarını bağlı bulundukları bazı finansal çevrelerin varlığına borçlu olan sözüm ona aydın olduklarını iddia eden bazı siyasi akademisyenler,SYRİZA nın ekonomik ve sosyal taleplerini gayri ciddi ve ulaşılması imkansız hayaller olarak değerlendirip bu hareketin dolayısı ilede uzun ömürlü olamayacağını sövlemekteler.Belki bu kalem sahiplerini besleyen finansal çevreler bunların duyduğu kaygıların hiç birini duymuyorlardır bile.Halbuki küreselleşen ekonomik koşulllar,bu ve buna benzer sosyal ve siyasal koşulların maddi gerekçelerini çoktan ortadan kaldırmıştır.Artık bu sadece geçmişe ait bir teori olmaktan öte bir şey değildir.Tabi artık.büyük finans çevreleri,emperyal boyutuna ulaşmış olan kapitalist tekel ve tröstler buldukları her alanda dört nala mahmur atta koşturamıyacaklar.Hoyratça kullanıp üzerinde rahat hareket ettikleri toplumsal zeminler her an ayaklarının altında kayabilir.Çünkü daha önce tehlike dışardayken,şimdi tamda en iç noktasında.
 
Artık dünyanın bir ucunda olan herhangi bir sorun sadece o bölge insanını ilgilendiren bir sorun olmaktan çıkmış,genel bir insanlık sorununa dönüşmüştür.Nasılki ekonomiler küresel bir özellik alarak büyümeye çalışarak toplumları etkiliyebiliyorsa o ekonomilerden kaynaklanan siyasal ve sosyal sorunlarda küresel bir özelliğe kavuşmuş durumda.Bundan dolayı Yunanistan da SYRİZA iktidarıda her ülke ve toplumu,bunların iktidarlarını yakınlık derecesine göre etkiliyecektir.Tabi her yönü ile en yakınlarından biride Türkiye olduğuna göre bundan en çok etkilenecek olanda Türkiye ekonomisi ve onu yölendirmeye çalışan siyaset ve siyasetçileri olacaktır.
 
Türkiyede sağ siyasal islami iktidar dolaylı olarak siyasi yönden bir etkilenme içinde olurken, iktidarda olması vesilesi ilede direk olarak bir etki alanı içerisine girecek ken, halen iktidar olmak için muhalefette olan sol ve sosyaldemokrat siyasi parti ve guruplar her şekli ile bundan doğrudan etkileneceklerdir.Özellikle Türkiye de ana akım sol olarak nitelendireceğimiz Türkiye solunda yer alan sosyal demokrat olduğunu iddia eden CHP ve yine Kürt solu olarak(Bu benzetme bile miladını doldurmuş.Ama bazı çevreler hala buna tutunarak siyaset yaptıkları için kullanmak zorunda kalıyoruz.)politika yapıp bu gün tüm Türkiye partisi olacağım diyerek isim değiştirip doğru bir adım atan HDP nin SYRİZA nın politik başarısından doğrudan etkileneceği muhakaktır.Daha şimdiden kendilerine biz ne yapıyor,ne ediyoruz,neden niçin başarılı olamıyoruz hemde bu kadar ağır sorunlar altında inim inim inleyen,işsiz,aç,yoksul,dışlanmış olan insanlara rağmen.Hemde iktidarında hırsızlık,rüşvet,yolsuzluk,kara para aklama,nüfüs ticareti yapan,kendi insanını din,iman,inanan,inanmayan diye ayıran.Hukuk ve adaleti keyfiyetine göre dağıtan her şeyi ile yıpranmış adı şaibelerle yıpranmış olan bir iktidara rağmen.Demekki doğru ve yerinde politikalar yapıldığında bir parti yüzde dörtten yüzde otuz altı yı yakalayıp iktidar olabiliyormuş.Kimileri Yunanistan nın koşullları ile Türkiyenin koşulları farklı diyebilir.Ama iyi bir karşılaştırılma yapıldığında,SYRİZA nın politik hedefleri ne bakıldında çok büyük bir farkın olmadığı görülecektir.Önemli olan kişisel egolarla yoğrulmuş olan bireysel siyaset anlayışından kurtulup toplumsal siyaset anlayışı ile bir araya gelmektir.
 
Türkiye de gerek Türk,gerekse Kürt solu özellikle 1980 askeri cunta darbesinden bu yana çok sistematik olarak hem kendileri,hemde adaına siyaset yapmak istedikler toplum liberal kapitalist ekonomik politikalardan eşit olarak etkilendikleri halde siyasetlerini bu ekonomik öncelikler üzerinde geliştirme yerine etnik,dini,değer,algı ve ön yargılar alanına hapsedip orada çırpınıp durdular.Bazen toplumun ekonomik ve sosyal sorunlarına bu politik algılar üzerin de çözümler üretmeye çalıştılar.Hatta bu çıkışlar bu gün bile devam ettirilmeye çalışılıyor.Sonuç nasıl?Tabiki hep muhalefet olarak kalmak...
 
HDP bir anlamda bunun farkına varıp bir an önce Türkiye partisi olmak gibi bir strateji geliştirdi isede geçmişten gelen algı ve önyargılı politikaların ağırlığı önlerinde aşılması gereken büyük bir engel olarak durmaktadır.Evet bir toplumun demokratikleşmesinde o toplumu oluşturan tüm kimliklerin devlet oluşumunda kendilerinin de kimlik olarak temsil edilmesi tanınması gayet insani demokratk bir haktır.Bunun için mücadele edilmelidir.Ama bu mücadele küresel ekonomik politikalardan(kapitalist,emperyalist)eşit olarak etkilenen bütün toplum kesimlerinin,bütün halkların ekonomik, sosyal,sınıfsal ve siyasal mücadelesi üzerinde bir baskıya neden olacak şekle dönüşür ise verilen mücadele giderek asıl hedef olan demokratik özünden uzaklaşmış olur.Bunda gerçek anlamda başarılı bir sonuçta çıkmaz.HDP bu gün uygulamaya çalıştığı yeni açılım politikası ile bunu aşmaya çalışıyor.Ama bu mücadele tüm halkların sol, sosyalit ve sosyal demokrat kesimlerinide içine alacak şekilde geniş bir taban üzerine oturtulmadıkça başarılı olma şansıda olmaz.
 
SYRİZA örneği önümüzdeki seçimlerde başarıyı yakalamak için sol politik çevreler için yararlanılıp uygulanması gereken önemli bir örnektir.Yoksa Türkiyede sol bu gidiş ile hep muhalefet olarak kalmaya mahkümdür.Önemli olan kişileri değiştirmek değil anlayış ve bakış açılarını değiştirerek mücadele etmektir.Tabi amaçlarında iktidar olup sorunları çözmek varsa.Yoksa yan gelip yararak darısı başımıza demekle bu iktidarı kimse getip insana teslim etmez.
Bu haberi paylaş


15 Ağustos 2016 Pazartesi
23 Mayıs 2016 Pazartesi
26 Nisan 2016 Salı
18 Nisan 2016 Pazartesi
17 Mart 2016 Perşembe
09 Mart 2016 Çarşamba
15 Şubat 2016 Pazartesi
09 Şubat 2016 Salı
02 Şubat 2016 Salı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Güneş Tv Medya
 
 
 
Güneş Tv Yayın Akışı
   
 
Copyright © 2004 - 2018  gunestv.com
Malatya Güneş Medya Grup - Güneş Tv - Gerçek Gazetesi